10 Ocak 2013 Perşembe

2013 ilk yazım

2013 ün ilk yazısını yazalım bakalım...
Bloguma yeni bir yazı yazmaya karar verdiğimde saat 01:01 di.Bitirdiğimde kaç olur bilemiyorum.Gece gece yeniden bir blog sahibi olduğumu hatırlamam yine evde işsiz günlere başlamamdan kaynaklanıyor.Daha önce bahsettiğim geçici iş sona erdi ve yine evdeyim.Neyse ben yokken bloglar konusunda çok fazla değişiklikler olmamıştır umarım :)Bu arada kendi bloguma girmemiş olabilirim ama sevdiğim blogları herzaman açıp okuduğumu belirteyim.Çok güzel yazılarla keyiflerine, başarılarına, daha genel olarak hayatlarına ortak eden tüm bloglara büyük teşekkür etmek lazım.
Bu aralar evde neler yapıyorum peki? Keyifli günler geçirmeye çalışıyorum.Sabah kalkıp güzel kahvaltılar ediyorum.Canımın istediği kadar kitap okuyorum.Canım tatlı, tuzlu birşeyler mi istedi, hemen mutfağa girip malzemeleri kontrol ediyorum.Eksik bir şey varsa üşenmeden markete yol alıyorum.Sonra keyifle başlıyorum tariflerimi yapmaya.Takip ettiğim yemek bloglarının bu konuda çok büyük katkısı oluyor söyleyeyim.Bunların dışında film izlediğimde oluyor ama eskisi kadar filmleri isteyerek izleyemiyorum.Bunun sebebini de pek bilmiyorum.Haftasonları da dil kursuna yazıldım ona gidiyorum.Bir taraftanda yeni işler bakıyorum.Şimdilik bir iş bulacağım gibi durmuyor ama bakalım hayırlısı.Yani blog hayat devam ediyor, bende peşinden gidiyorum.
Soğuk bir Ankara gecesi 01:30 da da yazımı bitirmiş bulunuyorum :)

29 Mart 2012 Perşembe

Tesbihin Hikayesi

Bugün okuduğum bir dergide Türk tesbih tarihini anlatan birkaç kitaptan bahsedilmişti.Bende hemen her erkekte bulunan tesbihin nerden geldiğine bir bakayım dedim.İnternette şöyle bir gezdim çok fazla bilgi yok ama az çok bilgi ediniyorsunuz.Tesbihin adına yazılı olarak 900 lü yıllarda rastlanmış.Ama ondan önce ortaya çıktığına dair rivayetlerde varmış.Onlardan birtanesi ve en ilginç olanıda şu: Uhud Savaşı sırasında Hz. Muhammed in kırılan dişini Veysel Karani alıyor ve kendi dişlerini de söküp bir ipe diziyor ve Allah ı zikrediyor.Mantıken bu tesbih 33 taneli bir tesbih.Normal tesbihler 99 taneli oluyorlar ve her biri Allah'ın 99 güzel ismini (Esmaü'l Hüsna) temsil ediyorlarmış.99-33-500-1000 taneli tesbihler yapılıyormuş.500-1000 taneli tesbihler tekkelerde zikir yaparken kullanılıyormuş.Yapımında da taş ve ahşap kullanılıyormuş.Türkler tesbihi hem bir ibadet aracı olarak kullanmışlar hemde sanat haline getirmişler.Bugün en güzel tesbihler Türkiye de yapılıyormuş.Tesbihlerin iki ucunu birleştiren kısmına imame, ince boncuklu tesbihe zenne deniyormuş ve zenne kadınlar için yapılırmış.Osmanlıda halk için ayrı, padişahlar için ayrı tesbihler yapılırmış.Padişah tesbihleri necef denilen değerli taşlarla yapılırmış.(yararlanılan sayfalar: genckolik.net-forumdas.net-turktesbih.com)
Günümüz erkekleri tesbihi daha çok kullanıyorlar ama çoğunun sadece sallamak için kullandığına eminim :)
Bir merakla nerelere geldik arkadaş :) 

Buda necefli tesbih :


25 Mart 2012 Pazar

Demiş Bukowski...

Yalnız kalmaktan daha kötü
Şeyler de vardır hayatta
Ama genellikle
Bir ömür alır bunun
Farkına varmak
O zaman da
Çok geçtir
Ve çok geçten
Daha kötü
Bir şey yoktur
Hayatta 
   Charles Bukowski

2 Mart 2012 Cuma

Ihlamur Yaprağından Kitap Ayracı :)

Hayır ben yapmadım.Öyle bir yeteneğimde yok zaten :) Görünce çok değişik geldi ve hemen aldım.Kimin aklına gelir ki yapraklara ebru yaptıktan sonra spiralletip onları satmak.Birilerinin aklına gelmiş ve yapmışlar.Yetenek meselesi işte.Bakın böyle...(Not: En güzelini ben aldım)





29 Aralık 2011 Perşembe

Bazı sözler vardır ki!


Bu günden itibaren beğendiğim bazı cümle, cümlecik, söz öbeği, atasözü, özdeyiş, kelime vb. yi burada listeliycem :)


  • Sular yükselince balıklar karıncaları yer, çekilince karıncalar balıkları.Kimin kimi yiyeceğine su karar verir. (Çin atsözü)
  • Oyun böyle oynanır: Karşı tarafı doğru hamleyi kendisinin yaptığına ikna ederek.(Adalet Peşinde,filminden)
  • Bir bakışın kudreti hiç bir lisanda yoktur.Bir bakış bazen şifa bazen de zehirli bir oktur.Bir bakış bir bakışa neler neler anlatır, bir bakış bir aşığı saatlerce ağlatır.
  • Doğru pabucunu giyene kadar, yalan dünyayı dolaşır.




18 Eylül 2011 Pazar

Okunmalı !




Uçurtma Avcısı.Filmide varmış ama ben seyretmedim.Okurken bile bu olayların gerçekten olduğunu düşünmek ürpertti beni, izleseydim bilmiyorum ne olurdu.Dünya o kadar dengesiz ki  kim  dengeyi sağlayabilir bilmiyorum.İnsanlığımızı elimizde tutmamız buna yardımcı olur belki.Bu sayede dengeyi bozanlarıda etkisiz hale getirebiliriz kimbilir...

20 Haziran 2011 Pazartesi

Hoşgeldim,hoşbuldum :)

Uzun süredir bir blog açmayı düşünüyordum.Burda ne paylaşacağıma, ne yazacağıma karar veremediğim için bir türlü açamıyordum.Bugün buna karar verdim mi diye sorarsanız yine cevabım hayır.Sadece açtım işte, bakalım günler ne gösterecek,blog nasıl şekillenecek birlikte görcez.

Bloğumun adını da çok düşündüm en sonunda bunu buldum.Umarım beğenirsiniz...